• Cinnah Cd. No:57/2,Çankaya Mahallesi, 06690 Çankaya/Ankara
  • 0 543 307 23 36
    Muayehane telefonu
  • 0 312 593 44 44
    Acıbadem Hastanesi
  • [email protected]

Saç Dökülmesi

Saç Dökülmesinin Nedenleri

Tedavide Kullanılan Mezoterapi ve Prp Yöntemlerinin Etkisi

Saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilen ve kişinin
günlük yaşamlarını olumsuz olarak etkileyen ve sosyal problemler oluşturan
bir sağlık problemidir.

Saçların normal bir dökülme paterni vardır. Örneğin mevsim geçişlerinde artan saç dökülmeleri normal kabul edilir. Özellikle yaz mevsimi bittiğinde saçlar yoğun güneş ışını, havuz ve deniz suyuna maruz kalarak kurur ve yıpranır. Bu nedenle de saçlarda, dökülme artar. Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle dökülür. Bunun yerine yeni saçlar çıkar.

Saçlar vucudumuzun sensitif barometreleridir. Vucudumuzda 2. sıklıkta hızlı üreyen hücreleridir. Bu yüzden dökülme aylarca devam ediyor, uzun sürüyor ve saçlarda belirgin seyrelme oluyorsa bir dermatoloji hekimine başvurmak gerekir.

Günde ortalama 50-100 adet saç dökülür. Bu sayının üstünde bir dökülmede ise altta yatan bir çok hastalık olabileceğinden öncelikle bunların araştırılması gerekir. Bu nedenlerden hormonal, metobolik veya besinsel kaynaklı olanlar kan tahlili ile belirlenir.

Saç dökülmesine yok açan nedenler:

Androgenik alopesi ya da erkek tipi saç dökülmesi

Androgenik alopesi ya da erkek tipi saç dökülmesi olarak adlandırılan dökülme paterninde, saç dökülmelerinin en sık rastlanan sebebi genetik geçiştir. Bu kalıtıma sahip olan kadınlarda saçlarda azalma ve incelme gelişir ancak kellik oluşmaz, daha çok saçlı deride seyrelme seklinde görülür. Erkeklerde ise genetik olarak yatkın olan kişilerde 20- 30’lu yaşlarda ortaya çıkar, öncelikle alın bölgesindeki saç çizgisinin çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip açılmasıyla kellik geliştiği görülür.Erkeklerdeki en yaygın saç dökülmesi tipidir. Saçta androjenlerin etkilerine karşı kalıtsal bir duyarlılık nedeniyle oluşur. İnsanlardaki, özellikle erkeklerdeki saç dökülmelerinin %95 gibi büyük bir bölümünü oluşturur.

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı saçları döker. Kimyasal maddelerin yoğun uygulandığı boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebilir. Bu yöntemlerin sık sık uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabilir.

Doğum sonrası saç dökülmesi

Doğum sonrası saç dökülmesi,hormonların eski haline dönmesi ile birlikte saclarda dökülme ortalama 4-6. aylarda başlar. Gebelik böyunca artan östrojen hormonuna bağlı saçlar dökülmezken doğum sonrası azalan hormonların etkisiyle ani bir saç dökülmesi başlar ki budurum annelerde büyük bir endişe yaratır. Ancak bu geçici bir durumdur.
Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı sonrasında 4 hafta ila 3 ay içinde yoğun bir saç kaybı gelişebilir.

Fazla veya az çalışan tiroid bezi hastalığı

Fazla veya az çalışan tiroid bezi hastalığı da kronik saç kaybına neden olabilir. Troid hormonları vÜcudumuzun metabolizmasını düzenleyen hormonlardır. Bu yüzden hem eksikliği hem de fazlalağı direk olarak saç folliküllerini etkiler.

Proteinden ve karbonhidrattan çok fakir diyetler

Proteinden ve karbonhidrattan çok fakir diyetler yapan kişilerde 2-3 ay sonra yoğun bir saç dökülmesi gelişebilir.

Bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabilir. Yüksek doz A vitamini, androjenler, mantar ilaçları, tansiyon ilaçları, bazı ağrı kesici şişlik giderici ilaçlar, pıhtılaşma önleyici ilaçlar, kanser ilaçları, tiroid ilaçları, ülser tedavisinde kullanılan ilaçlar, antiviral ilaçlar, epilepsi ilaçları, hormon ilaçları, psikiyatride kullanılan bazı ilaçlargibi pek çok ilaç sayılabilir. İlaçlara bağlı saç dökülmeleri genellikle geri dönüşümlüdür.

Demir eksikliğinin de saç dökülmesine neden olur. Bayanlarda adet kanamaları nedeniyle demir eksikliğinin daha sık görülür. Bu durumun mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Stres saç dökülmesine neden olan bir faktördür. Kronik stres immun sistemi etkileyerek saçların dökülmesine neden olur.

Bayanlarda görülen saç dökülmelerinde polikistik over hastalığı çok sık karşılaşılan bir nedendir. Artan androhen(erkek tipi )hormonların etkisi ile erkek tipi saç dökülmesi görülür duruma akne , kilo artışı vedepresyon eşlik edebilir.

Büyük cerrahi operasyon geçiren hastaların 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi olur.

Saç dökülmesi ile gelen hastalarda altta yatan nedenin belirlenmesi önemlidir. Öncelikle kan tetkikleri yapılarak demir, çinko, biotin eksikliği vb. varlığının saptanması, tiroid veya başka bir hastalık olup olmadığı, kullanılan ilaca bağlı mı döküldüğü yani neden kaynaklandığının araştırılması önem taşır. Dökülme paternine bakılarak erkek tipi bir saç dökülmesi mi yada saçlı deride yaygın bir saç dökülmesi mi var belirlenir. Tedavi seçenekleri ise altta yatan nedene yönelik değişir.

Son yıllarda hastaların lokal olarak uygulanan alternatif tedavi yöntemlerinden memnuniyeti artmıştır. Bu yöntemler saç mezoterapisi ve PRP adı verilen uygulamalardır. Bu tedaviler gebelik sonrası saç dökülmesi, erkek tipi saç dökülmesi, diyete bağlı saç dökülmesi gibi pek çok nedene bağlı gelişen durumlarda son derece etkilidir.

Saç mezoterapisi, saç için gerekli olan vitaminleri, mineralleri, elementleri, dolaşım düzenleyicileri içeren ürünlerin, saçlı deriya lokal olarak enjeksiyonudur. Saç üzerine etkisi saç dökülmesini durdurmak, var olan saçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışını aktif hale getirmektir.

Belli periotlarla uygulanan enjeksiyonun sonucunda ilacin direk olarak hedefe yönelik olarak ve kılcal damarların uçlarıyla tüm saçlı deriye ulaşarak, saçların beslenmesini ve dolaşımının düzelmesini sağlaması beklenir. Dermis içine yapılan bu enjeksiyonlar, hücresel metabolizmayı uyarır ve dokuları canlandırmak için uygun zemin hazırlar.

Bunun sonucunda saç dökülmesi durur. Aynı zamanda saçların kalitesi artar, saçlar daha canlı daha parlak ve daha kalın telli hale gelir ve aktif olan saç hücrelerinden yeni saçlar çıkmaya baslar. Saçın ihtiyacına göre haftada bir veya iki seans uygulanabilir. Saç Mezoterapisi, hem kadına hem de erkeğe başarıyla uygulanabilmektedir.

Ortalama 10 seans, her seans yaklaşık 15 dakika sürecek şekilde, özel mezoterapi iğnesi ve özel ilaç karışımları ile uygulanarak yapılmaktadır.
Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü; ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılması, yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve sonuçların hızlı ve etkili olmasıdır. ilaçlar uygulamada bölgesel olarak ve küçük dozlarda verilir. Sonuçlarının hızlı ve etkili olması ise hasta memnuniyeti açısından son derece önemlidir.

PRP Tedavi Yöntemi (Platelet Rich Plasma)

PRP Tedavi Yöntemi (Platelet Rich Plasma) cilt yenileme, kırışıklık, yara ve sivilce izleri tedavisinde kullanılmaktadır. PRP tedavi yönteminde önce hastadan alınan kan santrifüj’den geçirilir. Santrifüj işlemi ile kırmızı kandan ayrıştırılan plazmalar mezoterapi yöntemi ile hastanın cildine veya saçlı derisine uygulanır. Bu işlem ile cilde uygulanan plazmalar, kök hücrelerinin göçünü ve çoğalmasını tetikleyen büyüme faktörünü salgılarlar.

PRP ile saç dökülmesini durdurmak, saçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışını mümkün hale getirmek hedeflenmektedir. Saç mezoterapisi ile birlikte uygulandığında çok daha fazla etkilidir. Her yaşta ve her çeşit dökülmede uygulanabiliR.

Bu tedavi için kişiden yaklaşık 8 cc kan alınır ve özel bir kit içinde santrifüj ile pür PRP elde edilir. Bu trombositten zengin plazma hücreleri tedavi etmekte çok etkili olan büyüme faktörlerini, kök hücreleri , proteinleri barındırır.

Bu elde edilen plazma saçlı deriye ufak iğneler ile yüzeyel enjeksiyon (napaj) tekniği ile 1 cm’lik aralarla uygulandıktan sonra kalan miktar uygulama yapılan bölgeye püskürme tekniği ile verilerek işlem tamamlanır. PRP tedavisinde gerçekleştirilen bu işlem 30 dakika sürmektedir.

PRP yöntemi 4-6 haftalık aralıklarla 2-6 seans arasında uygulanmaktadır.
FDA (ABD gıda ve ilaç dairesi) tarafından onaylı bir tedavi yöntemidir. Kişinin sadece kendi kanından elde edildiği için allerjik reaksiyonlara neden olmaz ve çok güvenli bir işlemdir.
İşlemden sonra hastada, yapılan operasyona dair herhangi bir acı ve iz oluşmamaktadır. Hazırlanan plazmanın hastaya enjekte edilmesinden sonra kişi normal hayatına devam edebilmektedir.

Üç ay boyunca ayda bir kez tekrarlanan bu işlemin sonuçlarının uzun süreli olabilmesi için, yılda bir defa olmak üzere işlemin tekrar edilmesi tavsiye edilmektedir.